AKILSIZ OLMAYALIM

Bir hafta sonra öleceğimizi bilseydik hayatımızı değiştirir, farklı davranır
mıydık? Öleceğimizi biliyoruz ama akılsızca davranıyoruz. Çünkü hazırlık
yapmıyoruz.

Bir kral ve onun bir hizmetçisi vardı. Kral, hizmetçisine “paran var mı?”
diye soruyor ve kölesi, param çok az karşılığını veriyor. Kral ona, akılsızsın,
para biriktirmen gerekirdi diyor. Başka bir gün kral yine sorular soruyor
ve her seferinde ona akılsız olduğunu söylüyor. Köle gidip ağlamaya
başlıyor ama sonra krala dönüp bir gün öleceğini biliyor musun? Bunun
için hazırlık yaptın mı? diye soruyor. Kral, ne diyorsun sen deyince bu kez
kölesi ona, akılsızsın diyor.

Bir gün öleceğimizi bildiğimiz için ilkelere göre yaşamamız gerekiyor.
Matta 25: 1-13 O zaman Göklerin Egemenliği, kandillerini alıp güveyi
karşılamaya çıkan on kıza benzeyecek. Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar. Akıllılar ise,
kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar… Akılsızlar akıllılara,
`Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!` dediler. Akıllılar, `Olmaz! Hem bize
hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın` dediler. Ne
var ki, onlar yağ satın almaya giderlerken güvey geldi. Hazırlıklı olan kızlar,
onunla birlikte düğün şölenine girdiler ve kapı kapandı. Daha sonra gelen
öbür kızlar, `Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!` dediler. Güvey ise, `Size
doğrusunu söyleyeyim, sizi tanımıyorum` dedi. Bu nedenle uyanık kalın.
Çünkü o günü ve o saati bilemezsiniz.
Akıllı olan kızlar hazırlık yaptılar, güveyin her an gelebileceğini biliyorlardı. Bir
plan yaptılar. Kandil ve kandilleriyle birlikte yağ da aldılar.
İsa Mesih şimdi gelse buna hazır mıyız? Sadece ölmek için değil, ama yaşamak
için hazır mıyız? Bir hafta sonra öleceğimizi bilseydik yaşamımızı nasıl
sürdürürdük?
Bu ayetteki “akıllı” sözcüğü yerine İspanyolcada “ihtiyatlı olmak” geçiyor.
İhtiyatlı olmak: herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü bir şekilde
davranmak, önlem almak anlamına gelir. O günü ve saati bilemeyiz. Bu nedenle
her konuda ihtiyatlı olmalıyız.
Öncelikler çok önemlidir. Kutsal kitap, kendi evini yönetemeyen kiliseyi nasıl
yönetebilir diyor. Bu çok önemli bir konu. İnsanlara yardım etmek istiyoruz,
Tanrı’nın evinde büyük olmak istiyoruz. Ama önceliklerimizi karıştırıyoruz.
Önce Tanrı, sonra aile, iş, kilise ve diğer şeyler geliyor.

Diyelim ki bir yere giderken arabanın benzini bitmek üzere ve biz ilk
gördüğümüz benzinciden benzin almadan geçiyoruz. Rab bana yardım eder,
ilerde bir benzinci daha var diye düşünüyoruz ve sonra benzin bitiyor. Suçlu
olan kim? Bazen böyle davranıyoruz. Tembellik yapıyor ama sonra Tanrı’yı
suçluyoruz.

Geleceğe bakmamız gerek. Az olsa bile biraz para biriktirerek ilerde Bir şey
yapabiliriz. Bir adam bisikletle işe gidiyordu, bir gün bisikletini işte unuttu.
Daha sonra işe gittiğinde bisikleti orda duruyordu, çok sevindi. Eve dönerken bir
tapınağı gördü bisikletini dışarıda bıraktı. İçeri girdi. Tanrı’ya bisikletini
koruduğu için şükretti. Çıktığında bisikleti yoktu. Öğrenemiyoruz. Biz her
durumda Rabbin bize yardım etmek zorunda olduğunu sanıyoruz, ama böyle
değil. Rab bize yardım ediyor ama bize hareket etmek, planlamak için akıl verdi,
rehber sağladı. Ama bazen kullanmıyoruz.
Matta 7:24 İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine
kuran akıllı adama benzer. Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, eve saldırır;
ama ev yıkılmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuştur. Bu sözlerimi duyup da
uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer. Yağmur
yağar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır; yıkılışı da korkunç olur.”
Burada iki adam var akıllı ve akılsız. Hayatımızı ne üzerine kuruyoruz.
Ümidimizi, geleceğimizi neye bağlıyoruz? Hayatımız, evimiz şuan ne üzerinde
kum mu yoksa kaya mı? Düşünelim! Burada sel, yağmur olmayacak demiyor.
Problemlerimiz olacak. Akıllı adam Rab’de olduğu için sıkıntı çekmeyecek
değil. Akıllı da akılsız da bu tür şeylerle karşı karşıya geliyor. Ama yalnızca
akıllı olanın evi yıkılmıyor.

Bizler Tanrı sözünü duyduk. Eğer Tanrı sözünü bilip, duyup uygulamaya
geçmediysek bu akılsız adam gibi oluruz. Gerçekten akıllı olmak istiyorsak
O’nun sözlerini uygulamalıyız.
Tanrı bizlerin her alanda başarılı olmasını istiyor özellikle sonsuz yaşam
konusunda. Bu nedenle Onu tanıyalım ve sözlerini uygulayalım.

Akıllı olmak isteyen bir kişi için bir kitap var: Süleyman’ın Özdeyişleri.
İçerisinde 31 bölüm var her gün bir bölüm okur ve uygularsak hayatımız değişir.

S. Özdeyişleri 1:2-4 Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak, Akıllıca
sözleri anlamak, Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı
yapmak, Saf kişiyi ihtiyatlı, Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.
S. Özdeyişleri 1:5-6 Özdeyişlerle benzetmeleri, Bilgelerin sözleriyle
bilmecelerini anlamak için Bilge kişi dinlesin ve kavrayışını artırsın, Akıllı kişi
yaşam hüneri kazansın.
S. Özdeyişleri 15:14 Akıllı yürek bilgi arar, Akılsızın ağzıysa ahmaklıkla
beslenir.
S. Özdeyişleri 15:21 Sağduyudan yoksun kişi ahmaklığıyla sevinir, Ama akıllı
insan dürüst bir yaşam sürer.
S. Özdeyişleri 17:27 Bilgili kişi az konuşur, Akıllı kişi sakin ruhludur.
S. Özdeyişleri 17:28 Çenesini tutup susan ahmak bile Bilge ve akıllı sayılır.
S. Özdeyişleri 18:15 Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi
peşindedir.
S. Özdeyişleri 13:16 İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını
sergiler.
S. Özdeyişleri 14:7 Akılsız kişiden uzak dur, Çünkü sana öğretecek bir şeyi yok.
S. Özdeyişleri 15:20 Bilge çocuk babasını sevindirir, Akılsız çocuksa annesini
küçümser..
S. Özdeyişleri 18:2 Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini
açmaktan hoşlanır.

İnsanlar bir tartışmaya girdiğinde genelde kendisinin haklı olduğunu düşünüyor.

S. Özdeyişleri 26:12 Kendini bilge gören birini tanıyor musun? Akılsız bile
ondan daha umut vericidir.

Efesliler 5:17 Bunun için akılsız olmayın, Rab`bin isteğinin ne olduğunu
anlayın.
Yakup 2:20 Ey Akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı
istiyorsun?
Bir yıl sonra öleceğimizi bilseydik neyi değiştirirdik yoksa aynı şekilde mi
devam ederdik?
Hiçbir zaman Tanrı’yla barışmak için geç değildir! Musa 40 yıl firavunun
sarayında, 40 yıl çölde yaşadı ve Rab, onu 80 yaşındayken halkına özgürlük
vermesi için çağırdı. Geç değil, başla. Plan yap, evini yönet. İhtiyatlı ol..

Ailemiz, işimiz, hizmet, kilisemiz vs… kaya üzerinde inşa etmek istiyoruz.
Tanrı’nın sözünü okuyarak Tanrı’yı tanıyarak inşa etmek istiyoruz. Akılsız
adam gibi olmak istemiyoruz. Hayatımızda küçük adımlar atmamız gerekirse
bize söylesin. Çocuklarımızla daha çok ilgilenmek, Annemize babamıza daha
iyi davranmak,ailemize gereken ilgi gösterme, para biriktirmek,Tanrı’nın
sözünü daha okumak, O’nun gibi düşünmeye başlamak vs … Rab’in
yardımıyla biz en az bir, iki adımla başlamak için karar vermek istiyoruz.
Eylem olmadan imanımız yararsızdır. Hayatımızı kaya üzerine inşa edelim!