KORKUYLA DEĞİL İMANLA YÜRÜMEK

Korku nasıl bir kavram? Korku sizin için nedir? Belki bir yılan, bir örümcekten, bir fareden ya da
gelecekten, insanlarla konuşmaktan korkuyor olabiliriz.
Korku: Yanlış bir şeye inanmaktır.
Bir örümcekten korktuğumuzda inanıyoruz ki sanki bu örümcek benden daha güçlü, ama yanlış bir
şeye inanıyoruz.

Elçilerin İşleri 20:24 Canımı hiç önemsemiyorum, ona değer vermiyorum. Yeter ki yarışı
bitireyim ve Rab İsa`dan aldığım görevi, Tanrı`nın lütfunu bildiren Müjde`ye tanıklık etme
görevini tamamlayayım.
Acaba biz de Pavlus’la aynı çağrıya mı sahibiz?
2 Korintliler 5: 14-15 Bizi zorlayan, Mesih`in sevgisidir. Yargımız şu: Biri herkes için öldü;
öyleyse hepsi öldü. Evet, Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için
değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar.
Şimdi Rab’de olan kişilerin kendileri için değil, kendileri için ölen Mesih uğruna yaşamaları
gerekiyor. Bu ayet sadece Pavlus için geçerli değil, aynı zamanda bizler için de geçerlidir. Pavlus
kendisi için yaşamasının yanlış olduğunu anlamıştı. Her birimizin Mesih için yaşaması gerekiyor.
Peki bizler şu anda ne için yaşıyor durumdayız?
Elçilerin İşleri 1:8 Ama kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim`de, bütün
Yahudi’ye ve Samiriye`de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.
Kutsal Ruh’un gücünü aldığımızda, her yerde Onun tanıkları olmamız gerekiyor. Buna baktığımızda
çağrımızın, Pavlus’un çağrısıyla aynı olduğunu görüyoruz. Bu bizim de Pavlus gibi kendi hayatımızı
hiçe saymamız demektir.
Ve bizler Pavlus gibiysek şu ayete bakalım:
Efesliler 1:1 Tanrı`nın isteğiyle Mesih İsa`nın elçisi atanan ben Pavlus`tan Efes`te bulunan
kutsallara, Mesih İsa`ya ait olan sadıklara selam!
İSA Mesih Onu elçisi atadı. Pavlus Mesih’e aitti. Bir kişiye değil, Efes’teki bir kişiye değil, tüm
kiliseye bunları yazıyordu: ‘Kendinize ait değilsiniz. Tanrı’nın isteğiyle böyle oluyor!’
2 Korintliler 5:20 Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih`in adına
elçilik ediyor, O`nun adına yalvarıyoruz: Tanrı`yla barışın.

Rab, bizi elçi olmak için çağırdı.
Bu ayetleri bir araya getirdiğimizde Mesih’teki çağrımız budur:
 Tanrı için yaşamak
 O’na aidiz
 Her yerde O’nun tanıkları olmaktır.
Bu çağrı bizi korkutabilir. Belki bunu yapamayacağımızı düşünüyoruz. Belki insanlarla konuşmaktan
ve onların tepkilerinden korkuyoruz.
Tapınmak: Korkuyla yapacağımız ilk şey Rab’be tapınmaktır. Korku varsa bununla savaşmadan
önce tapınmalıyız.
Tanrı’nın vaatlerini hatırlamak.

2. Tarihler 20 Bölüm’den 3 şey öğreniriz.

1. Savaşmadan önce Rab’be tapınmak!

2 Tarihler 20:3-12 Korkuya kapılan Yehoşafat RAB`be danışmaya karar verdi ve bütün
Yahuda`da oruç ilan etti… 5Yehoşafat RAB`bin Tapınağı`nda, yeni avlunun önünde, Yahuda ve
Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu. Ey atalarımızın Tanrısı RAB, sen göklerde oturan Tanrı
değil misin? dedi, “..Kimse sana karşı duramaz. Ey Tanrımız, bu ülkede yaşayanları halkın
İsrail`in önünden kovan ve ülkeyi sonsuza dek dostun İbrahim`in soyuna veren sen değil
misin? Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,`Başımıza bela, savaş, yargı,
salgın hastalık, kıtlık gelirse, adının bulunduğu bu tapınağın ve senin önünde duracağız
dediler, `Sıkıntıya düştüğümüzde sana yakaracağız, sen de duyup bizi kurtaracaksın… Ey Tanrımız,
onları yargılamayacak mısın? Çünkü bize saldıran bu büyük orduya karşı koyacak gücümüz
yok. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Gözümüz sende.”
İsrail halkı, 3 kralın onlara saldırmakta olduğunu fark etti. İsrail Kralı Yehoşafat, bizim için bir
örnektir. Kral böyle bir saldırı varsa oruç tutalım dedi. Bütün ülke durup oruç tutacak ve Rab’be
tapınacaktı, karşıdan bir ordunun gelip saldıracağını gördüklerinde insanlar korkuyla öleceğini
düşünüyordu. Ama kral oturup Rabbe tapınılmasını istedi. Biliyoruz ki her gün ruhsal savaşlarımız
var. Hayatımızda problemler var. Bir çağrımız var: Tanrı için yaşamak Her gün kalktığımızda, şeytan,
düşmanlar, bize karşı geliyorlar, her gün farklı problemlerimiz oluyor. Bazen yorgun hissediyoruz
ve savaşmak istemiyoruz.

Ama her sabah hayatımıza nasıl başlamamız gerekiyor?
Önümüzde bir ordu olsa bile Rabbe tapınmayla başlamalıyız. Bu Kralın savaşmadan önce durup
Rab’be tapındığı gibi.

2. Tanrı’nın Vaatlerini Hatırlatmak! Yine de Savaş sürerken Rab’be tapınmak

2 Tarihler 20:5-12’de Kral dua etmeye başlıyor. İbrahim’e verdiğin vaatleri, Musa’yla yaptıklarını, O
nasıl merhamet ettiğini hatırlıyoruz, diyor. Kral vaatleri hatırlıyordu. Rab aynı zamanda bize de
vaatlerde bulundu. Bu vaatleri hatırlatın.

2 Tarihler 20:15-19’da Bir peygamber geliyor ve Korkma diyor. Çünkü savaş Tanrı’ya aittir. Sen bir
şey yapmayacaksın, Rab savaşacaktır. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. En büyük ordu bize karşı
geliyor. Güçlü bir Kral ne yapacağımı bilmiyorum ama gözümüz sendedir diyor. Bu bir dua ve Tanrı
bizim için de gelip bizim için savaşacaktır.

Tapınmak sadece ilahilerle değildir, tapınma yüreğimizin bir davranışıdır. Tanrı’ya bağlı kalmak,

O’na güvenmektir. Dua da bir tapınmadır. Savaştayken tapındığımızda Onun koruması altında
yürümüş oluyoruz.
2 Tarihler 21:23 Yehoşafat halka danıştıktan sonra RAB`be ezgi okumak, O`nun kutsallığının
görkemini övmek için adamlar atadı. Bunlar ordunun önünde yürüyerek şöyle diyorlardı:
“RAB`be şükredin, Çünkü sevgisi sonsuza dek kalıcıdır!” Onlar ezgi okuyup övgüler sunmaya
başladığında, RAB Yahuda`ya saldıran Ammonlular`a, Moavlılar`a ve Seir dağlık bölgesinde
yaşayanlara pusu kurmuştu. Hepsi bozguna uğratıldı Ammonlular`la Moavlılar, Seir dağlık
bölgesinde yaşayan halkı büsbütün yok etmek için onlara saldırdılar. Seirliler`i yok ettikten sonra da
birbirlerini öldürmeye başladılar.
Gün ortasında düşmanlar birbirini öldürmeye başladı. Savaş günü Kral tapınma grubunu aldı ve
ordunun önüne koydu. Tanrı’nın vaatlerinin bizi koruyacağını söylüyor bu ayetler. Ama ‘Savaş’ın
Tanrı’ya ait olması’ bizim oturup bir şey yapmayacağımız anlamına gelmez. Bizler savaş için hazır
olmalıyız, ama Rabbe tapınmayı ve O’nun vaatlerini de unutmamalıyız!
Yeşu 10:12-13 ‘te Yeşu savaşabilmek için Rab’den güneşi durdurması için dua ettiğinde, güneş
durdu. Ama güneşin durduğunu fark etmedi çünkü savaşmaya devam etti. Dua ettikten sonra
Rab’be bıraktı ama sonra savaştı. O kendi işini ve Rab’de kendi işini yaptı. Dua edip
gerçekleşmesini beklemedi, hemen savaşmaya geçti. Bu ayeti yanlış anlamayalım. Bizim de kendi
payımıza düşeni yapmamız gerekiyor.

3. Savaş bittikten sonra Rabbe Tapınmak!

Rab’e güvenebiliniriz. Bunu yapacağız diyebiliriz. Ama savaş kazandıktan sonra bazen Rabbe
tapınmayı unutuyoruz. Rab umudumuz sendedir diyor ve savaş bittikten sonra ona tapınmayı
unutuyoruz.
2 Tarihler 24:28 Yahudalılar kırdaki gözcü kulesine varınca, o büyük orduya baktılar, ama sadece
yere serilmiş cesetler gördüler..Malları yağmalamaya giden Yehoşafat`la askerleri, ölülerin arasında
çok miktarda mal, giysi ve değerli eşya buldular. Taşıyabileceklerinden çok mal topladılar. Yağma
edilecek o kadar çok mal vardı ki, toplama işi üç gün sürdü. Dördüncü gün Beraka
Vadisi`nde toplanarak RAB`be övgüler sundular… Çenk, lir ve borazan çalarak Yeruşalim`e,
RAB`bin Tapınağı`na gittiler. Herkes Rabden korkuyor ayet
Savaş bittikten sonra eşyaları toplamak 3 gün sürdü. Ama dördüncü gün durup Rab’be tapındılar.
O’nun vaatleri bize özgürlük veriyor. Bazen 3 günden uzun sürebilir. Bazen daha fazla dua etmemiz
gerekiyor. O’nun bereketini beklemek gerekiyor. Ama bize bir cevap verdiğinde O’na tapınmayı
unutmayalım. Hepimiz bir amaçla çağrıldık. Her zaman O’na tapınalım. Tanrının vaatleri
elimizdedir. Ama biz O’nun sözlerine gerçekten ne kadar inanıyoruz? Güvenilir olan Tanrı
yanımızdaysa neden korkalım? O’nun korumasına sahibiz. O bize gerekeni sağlayacaktır. O
nedenle imanla devam edelim. Rab’be tapınırken bakış açısı değişiyor! Paramız olmadığını
görmüyoruz çünkü Rab’bin sağlayacağını biliyoruz yada insanlar bizi sevmezse de biz bunu
görmek yerine Rab’in bize değer verdiğini görüyoruz. Korku bizi durdurmasın!

2. Korintliler 5:7 Gözle görülene değil, imana dayanarak yaşarız

Bazen saldırıya karşı ne yapmamız gerektiğini bilemiyoruz ama Yehoşafat gibi gözümüz Sende’dir
savaşırken Rabbe tapınalım ona güvenelim, yerimizde durup bekleyelim ve Rab bize zafer
sağlayacaktır. Korkuyla değil imanla yürüyelim.