YERİNİZDE DURUP BEKLEYİN BENCİL MİSİN

İsrail halkı 40 yıl çölde yaşadı. Bazen bizde böyle hissediyoruz çölde gibi. Çünkü içimizde ruhsal bir savaş
var. Bu insanlar kendi hatalarından ötürü çöle girdiler. İşimiz varken her şey yolundayken itaat etmek
kolaydır. Ama işler yolunda gitmediğinde sadık kalabiliyor, itaat edebiliyor muyuz?
Yasanın Tekrarı 8:1-6 Bugün size bildirdiğim buyruklara tam tamına uyun ki, yaşayasınız, çoğalasınız ve
gidip RAB`bin atalarınıza ant içerek söz verdiği ülkeyi mülk edinesiniz. Tanrınız RAB`bin sizi kırk yıl
boyunca çölde dolaştırdığı uzun yolculuğu anımsayın! Buyruklarına uyup uymayacağınızı, amacınızın ne
olduğunu öğrenmek için sizi sıkıntılara sokarak sınadı. Sizi aç bırakarak sıkıntıya soktu… Kırk yıl ne
giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti. Tanrınız RAB`bin, çocuğunu eğiten bir baba gibi, sizi nasıl
eğittiğini anlayın. Onun için, Tanrınız RAB`bin buyruklarına uyun.
Yasanın Tekrarı 8:11Rabbi unutmamaya dikkat edin
Çöldeyken yani bir problem içindeyken buyruklarını yerine getirmek kolay olmuyor, çünkü olaylara
bakıyoruz ve isyan başlıyor. Ama Rab çöle girmemize izin veriyor buyruklarına uyulup uyulmadığını
görmek için. Her zaman O’na bakmamız gerekiyor.
Bizler bencillik içinde yaşıyor muyuz? Bu tanımdaki gibi olup olmadığımızı düşünmemiz gerekiyor!
Bencil: Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarını herkesinkinden üstün tutan kişiye denir.
Filipinliler 2:3-5 Hiçbir şeyi bencil tutkularla ya da boş övünmeyle yapmayın. Her biriniz
alçakgönüllülükle öbürünü kendinden üstün saysın. Yalnız kendi yararını değil, başkalarının yararını da
gözetsin. Mesih İsa`daki düşünce sizde de olsun.
Yaptıklarımızı hangi motivasyonla yapıyoruz, bencil tutkularla ya da boş övünmeyle mi? Birisiyle
konuşurken o cahil, ben ondan daha iyiyim mi diye düşünüyoruz yoksa onu kendinden üstün tutabiliyor
musun?
İnsanları nasıl üstün sayabiliriz?
Saygı, hizmet vererek, onu ve ihtiyaçlarını düşünerek, teşvik ederek, sadece Tanrı bana ver değil ama
kardeşimin ihtiyaçlarını da gör, ona da sağla diyerek… Karşılıksız aldık karşılıksız verelim. Bir şeyi bencil
tutkularla yaptığımızda sadece kendimizi düşündüğümüz için karşımızdakine yanlış davranabiliyoruz.
Bunu öldürmek gerekiyor.
Kutsal Kitap çocuk gibi olmamız gerektiğini söylüyor!
Matta 18:1-4 Bu sırada öğrencileri İsa`ya yaklaşıp, “Göklerin Egemenliği`nde en büyük kimdir?” diye
sordular. İsa, yanına küçük bir çocuk çağırdı, onu orta yere dikip şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim,
yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliği`ne asla giremezsiniz. Kim bu
çocuk gibi alçakgönüllü olursa, Göklerin Egemenliği`nde en büyük odur.
Yolunuzdan dönüp (tövbe ederek) alçakgönüllü olalım. Çocuklar kavga etse bile bir gün sonra hemen
barışıyorlar. Çünkü bağışlıyor ve alçak gönüllü oluyorlar. İmanlı olmayan biri bize kötülük yapsa, kötü

sözler söylese bile kolayca bağışlıyoruz. Ama yanımızdaki kardeş bize hata yaptığında öfke duyabiliyoruz.
Bir çocuk gibi hatamız varsa kabul edip, alçakgönüllü, bağışlayabilen kişiler olmalıyız.
Kutsal Kitap aynı zamanda çocuklar gibi olmayın! diyor.
1.Korintliler 3:1 Kardeşler, ben sizinle ruhsal kişilerle konuşur gibi konuşamadım. Benliğe uyanlarla,
Mesih`te henüz bebeklik çağında olanlarla konuşur gibi konuştum.
1. Korintliler 14:20 Kardeşler, çocuk gibi düşünmeyin. Kötülük konusunda çocuklar gibi, ama
düşünmekte yetişkinler gibi olun.
Çocuklar hep ben, bana diye bencilce düşünüyorlar. Ama biz diğerini kendimizden üstün sayarak, ona
onur ve hizmet verelim.
Yakup 4:1-7 Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan
tutkularınız değil mi?..Kıskanıyorsunuz, isteğinize erişemeyince çekişip kavga ediyorsunuz. Elde
edemiyorsunuz, çünkü Tanrı`dan dilemiyorsunuz. Dilediğiniz zaman da dileğinize kavuşamıyorsunuz.
Çünkü kötü amaçla, tutkularınız uğruna kullanmak için diliyorsunuz. Ey vefasızlar, dünyayla dostluğun
Tanrı`ya düşmanlık olduğunu bilmiyor musunuz? Dünyayla dost olmak isteyen, kendini Tanrı`ya düşman
eder… “Tanrı kibirlilere karşıdır. Ama alçak gönüllülere lütfeder.” Bunun için Tanrı`ya bağımlı olun.
İblis`e karşı direnin, sizden kaçacaktır
Bencillik varsa kibir de vardır. Çöldeyken, yani bir problemin içindeyken, ekonomik sorunlarla Şeytan
bizi yok etmek için saldırıyor. Tanrı direnin diyor ama biz kaçıyoruz. Biz direnirken Tanrı bize yardım
edecek. Direnirsek Şeytan bizden kaçacaktır. Ama bizler bazen kaçmayı seviyoruz, savaşmak istemiyoruz.
Konforlu yerimizde kalmayı tercih ediyoruz.
Yakup 4:8 Tanrı`ya yaklaşın, O da size yaklaşacaktır. Ey günahkârlar, ellerinizi günahtan temizleyin. Ey
kararsızlar, yüreklerinizi paklayın.
Yakup 4:10 Rab`bin önünde kendinizi alçaltın, sizi yüceltecektir.
Bencilliğimizle savaşıyoruz. Bana yardım etsinler diye düşünüyoruz. Ama en son ne zaman birine yardım
ettik, teşvik verdik? .
2. Krallar 6:15-16 Tanrı adamının uşağı erkenden kalktı. Dışarıya çıkınca kentin askerler, atlılar ve savaş
arabalarınca kuşatıldığını gördü. Dönüp Elişa`ya, “Eyvah, efendim, ne yapacağız?” diye sordu. Elişa,
“Korkma, çünkü bizim yandaşlarımız onlarınkinden daha çok” diye karşılık verdi.
Belki çöldeyiz, insanların bizi anlamadığını düşünüyoruz, sanki büyük bir ordu bize karşı geliyor, büyük
bir problem içindeyiz ve Elişa’nın uşağı gibi ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bazen bu uşak gibi sadece bize
karşı gelen orduyu görüyoruz. Ama Tanrı ve O’nun melekleri bizimle beraberdir. Bu nedenle korkmayalım.
Yerimizde durup savaşalım.
2. Tarihler 20:12 Ey Tanrımız, onları yargılamayacak mısın? Çünkü bize saldıran bu büyük orduya karşı
koyacak gücümüz yok. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Gözümüz sende.”
2. Tarihler 20:17 Bu kez savaşmak zorunda kalmayacaksınız. Yerinizde durup bekleyin, RAB`bin size
sağlayacağı kurtuluşu görün, ey Yahuda ve Yeruşalim halkı! Korkmayın, yılmayın. Yarın onlara karşı
savaşa çıkın. RAB sizinle olacak!”
Tanrı bizimle ama savaşa çıkmamız gerekiyor. Bencilliğimizi, hatalarımızı kabul etmek kolay olmuyor.
Ama yolumuzdan dönüp alçakgönüllü olmayı öğrenmeliyiz.

Kutsak kitaba göre her birimiz bencillikle uğraşıyoruz az veya çok.
 İnsanları bağışlamıyor gururlu davranıyorsak, bana acı çektirdiği gibi acı çeksin diyorsak benciliz.
 İnsanları kıskanıyor ve onları mahvetmek için çamur atıyorsak benciliz.
 Hata yaptığında karşıdakini suçlu buluyorsak benciliz.
 Konuştuğumuzda genelde saldırır gibi konuşuyorsak yüreğimizde bencillik var.
 Cömert davranmıyorsak benciliz.
 Anne babamıza, yetkilere karşı yüreğimizde isyan varsa benciliz.
 Bir kişinin diğerine iyi davrandığını gördüğümüzde kızıyor ve kıskanıyorsak benciliz.
 Sık sık kızıyor ve diğerlerine yansıtıyorsak benciliz.
 Her şeyi bildiğimizi düşünüyorsak benciliz.
 Bir öğüt ya da öğretiş almak istemiyorsak benciliz.
Romalılar 8:13 Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruh`la
öldürürseniz yaşayacaksınız.
Bencil tutkularımızın çarmıha gerilmesi gerekiyor. Çarmıha gerilmesi benliğimizin öldürülmesi demek.
Artık kendimiz için değil, Tanrı için yaşayalım. Her gün bencillikle uğraşıyoruz, üstün olduğumuzu
düşünüyor ve bazen insanları hor görüyoruz ama Tanrı farklı düşünüyor. Üstünlüğü diğerlerinin hizmetkarı
olmakla ölçüyor.
İnsanlardan ne bekliyoruz? Onur, sevgi, hizmet.. Ne bekliyorsak biz de aynısını verelim.
1.Korintliler 6:19 Bedeninizin, Tanrı`dan aldığınız ve içinizdeki Kutsal Ruh`un tapınağı olduğunu
bilmiyor musunuz? Kendinize ait değilsiniz. Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı`yı
bedeninizde yüceltin.
Biz zaferliyiz ve Tanrı bizimleyse kim bize karşı durabilir? Yeter ki yerimizde durup beklemesini bilelim.
O zaman Rab zafer verecek ve biz değil, Şeytan bizden kaçacak.
Tanrı’nın isteğine uygun bir yaşam sürelim.