Tanrı’nın Görkeminde Neden Yere Kapanamadım ?

 Eskiden çok istediğim fakat tecrübe olarak yaşamadığım bir durum vardı.. Tanrı’nın görkemi altında Tanrısal huzuru emmek.. ve birkaç konfrans’a katılmıştım ancak bu tecrübeme doğrudan etki eden konfransa geçen yıl  İzmirde katılmıştımi.. Kutsal Ruh ile dolan ve Tanrı ile buluşan çok kişi olmuştu ve bende istemiştim..Ancak yüreğimde korku vardı ve ” Nasıl olacak ya ya bir yerim kırılırsa, ımm yok ben yapamam böylede hissedebilirim” diye kendi kendime konuşuyordum.. ve geri çekildim.. ama çok istediğim için tekrar ileri doğru gittim ve Tanrı’nın Kutsal ruhu çok güçlü biçimde hissettim ama yinede kendimi O’na bırakmak zor olmuştu benim için..

Aslında kutsal kitaba bakacak olursak Avram’da ve Daniel’de  güzel bir deneyim yaşıyordu. Hatta Okuduğum bir kitapta şu aşağıdaki  açıklamalarla onların durumunu en iyi şekilde anlatiyordu…

Yaratılış 15:12 diyor ki;

” Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzeribe dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.” Bu doğal bir uyku değildi. Bu olayın içeriği gösteriyor ki, Tanrı’nın Avram’a böyle bir derin uyku vermesinin sebebi, ona bir görüm aracılığıyla seslenebilmesiydi. Tanrı, Avram’la ilgileniyordu.

Bunu bizim durumumuza çevirirsek; Bir toplantı sırasında Tanrı’nın görkemi bir kişiyi etkiliyor ve bu kişi yere yatıyior. Çok çabuk uykuya dalmış gibi görünüyor ama aslında Tanrı onunla bir şekilde etkileşiyor. O kişi ayağa kalktığında ve Tanrı’nın ona olan dokunuşunu veya hayatındaki derin bir duygusal yaraya verdiği şifa hakkında tanıkıllık verdiğinde şaşırmamalıyız.

aslında Daniel Peygamber de buna benzer birşey yaşadı melek Cebrail ile..

Daniel 8:17-18

“Cebraill durduğum yere yaklaşınca korkudan yere yığıldım. Bana, “Ey insanoğlu!” dedi, “Bu görümün sonla ilgili olduğunu anla.”

O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.”

ve O konferans gecesi bir düş görmüştüm.. düşümde; Ben uzanıyordum ve biri üzerimdeki çarçafı çekiyordu ben tekrar düzeltiyordum bu olay 2-3 defa tekrarlandı en sonunda bir ses bana; ” Kendini bana bırak artıké “dedi. Ben; ” Tamam tamam bıraktım söz.” dedim.. ve ertesi gün itaat etmiştim.

Ve sonra düşündüm neden ben bu sözü duydum ki, niye acaba böyle konuştu Tanrı..

Ve Aslında bir şekilde Tanrı benimle yine okuduğum bir kitap ile konuştu

” aynı şekilde yazar Tanrı’ya ” Neden insanlar Tanrı’nın görkeminin gücüyle yere düşüyorlar? Bu ne gerçekleştiriyor ? diye merak ederek soruyordu ve Tanrı yazara şu cevabı verdi ; ‘ insanlar önümdde yere yığılınca yüreklerinde iki konuda çalışıyorum: KORKU ve GURUR’. ” Bu cevap düşündürmüştü beni ve hemen o an aklıma geldi.. neden kendimi Tanrı’ya bırakmakta zorlandım diye..? peki bu korku ve gurur neydi ?

yazar sözlerinde şöyle açıklıyor bu 2 terimi:

Korku, ”Kontrolüm dışında birşey olsun istemiyorum. Kendimi güvende hissetiğim sınırların içinde kalmak istiyorum,dışına çıkmak istemiyorum. Çünkü başıma ne gelir bilmiyorum” der.

Gurur” Bunu yapmayacağım! Başkalarının önünde aptal konumuna düşmek istemiyorum! der, Yüreğin bu iki tutumu da Tanrı’nın huzurunun doluluğunu hissetmemizi engeller. Tanrı bizim yüreğimde korku ve gurur olmadan yaşamamızı istiyor. Kendimizi O’na teslim etmekten korkmamamızı ve gururlu olmamamızı istiyor. Bunun yerine O’na güvenerek, ” Tanrım benimle yapmak istediğin ne varsa uygundur” diyebileceğimiz noktaya gelmemizi istiyor. İsa bizleri kurtarmak için kendisini alçattı. Tanrı’nın bizim aracılığımız ile yapmak istediklerini sınırlandırmaya ne hakkımız var ? İnsanlar Tanrı’yı kendi şartları altında istiyorlar ama bu iş böyle yürütülmüyor.

korku ve gururun bir başka sebebi ise küçükken kişinin güvencini sarsmış olan olayların yaşması ve gurur enpoze edecek olayların yaşamasıdır..

Evet.. bu sözleri okuduktan sonra aslında en iyi cümle bu olmuştu bana “İsa bizleri kurtarmak için kendisini alçattı. Tanrı’nın bizim aracılığımız ile yapmak istediklerini sınırlandırmaya ne hakkımız var ?” Gerçekten düşünecek olursak.. bizim hiçbir hakkımz yok.. ve şuan Tanrı’nın görkeminde en az avram kadar bende mutluyum.. çünkü kendimi Tanrıya bırakmış bulunmaktayım..

Esenlik ve bereket olsun.